Language/Dil   KanallarBookmarkin Video| Bookmarks | News Panel | Davet et|   Register | Login | |

Published News » Yazarlar

Suriye, Türkiye’nin iç siyasi yelpazesinde ve siyasi düşünce yapısında ilginç durumlar üreteceğe benziyor.
Merhabalar sevgili okurlar. Van’da yaşanan deprem felaketinin ardından tam yirmi altı gün geçti. Artçı sarsıntılar ise hâlâ devam ediyor. Yaralarımızın hızla sarıldığı söylenirken, yeni açılan ya da ileride açılması kaçınılmaz olan yaralar göz ardı ediliyor.
Son günlerde Milli Takım Teknik Direktörü Hiddink hakkında yazılıp söylenenlere, hiçbir birinci lig ülkesinde rastlayamazsınız. Bu ancak bizim gibi “Şarklı” ülkelerde görülebilir. Başarısızlığın bütün faturasını adamın üstüne yıktığımız gibi, yetmedi, günlerce aldığı paranın dedikodusunu yaptık. Tamam, sonunda başardık. Hiddink gitti. Peki bizler ayıbımızdan kurtulabildik mi?
Bu yazıyı Dubai’ den yazıyorum. Sünni Arapların kalbi bir bakıma burada atıyor. Dikkat ettim, şu sıralarda en rahatsız oldukları konu İran ve Suriye’deki gelişmelerle ilgili. Karşılıklı cepheleşme giderek yoğunlaşıyor. Bir yanda İran- Suriye ve onların küçük müttefikleri sayılan Hizbullah ile Hamas, öte yanda Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan, Mısır ve diğerleri. Arada Türkiye var.
If you need to how to lose stomach fat, then you need to check out this site about how to lose stomach fat.
İstanbul kısmen boşalmıştı. 60’lı değilse bile 70’li yıllara benzeyen bir trafik akışı vardı. Orta şeker...
BİR konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Her kurban bayramında olduğu gibi ve dinimiz gereği kurban kestiriyoruz.
1923 sonbaharında herkes, cumhuriyetin yeni bir anayasa tasarısı içinde gündeme geleceğini ve nasıl bir cumhuriyet olacağına Meclis’te tartışmalarla karar verileceğini düşünüyordu.
Ali Saydam iyi söyledi. Kampanya akşamı televizyonları arayıp bağışta bulunuyorum diyenler sahiden bağışta bulundu mu?
Dün burada öyle manzaralar yaşandı ki bunları hak etmediğimizi düşündüm. Tabi bu olayın iki yönü var: Devlet bir türlü organizasyonu kuramadı. Çadır var, ancak doğru dürüst dağıtılamıyor. Ya gecikiyor ya da bürokrasi çemberi içinde sıkışıyor. İşin bir de “vatandaş” yönü var. Vatandaşlarımızın bir bölümü tek çadırla yetinmiyor, 2-3 tane kapmak istiyor. Kamyonlara saldırıyor. Bunun ihtiyaçtan mı, y
Van’ın sinesinde, bütün insanlar kardeş oldu.
YİRMİDÖRT askerimizin boğazımızda yarattığı düğümlenmeden kurtulamamışken...
Türkiye, Hakkari’nin Çukurca’sı ve Bitlis’in Norşin’inde acımasız kurşunlara feda ettiği evlatlarının vicdanında açtığı yara kabuk bağlamamışken, aynı bölgeden, Van’dan gelen ve yüzlerce can alan deprem haberiyle sarsıldı.
İSTANBUL’da önceki gün otoyolda karşı şeride geçen bir TIR, üç otomobile ve bir minibüse çarparak durabildi, dokuz vatandaşımız hayatını kaybetti.
Terörist istiyor ki: Türkler ile Kürtler arasında bir türlü çıkmayan o iç savaş çıksın, kardeşlik bitsin, Türk ile Kürt çatışsın, kin ve nefret tohumları atılsın...
Toplantıdan yarım yıl öncesinden haberdardım. “Türk Kimliği ve Yeni Dış Politika” adlı panelde Prof. Kemal Kirişçi ile birlikte konuşmacı olduğumu ve panelin moderatörünün Tony Blair olduğunu da iki haftadır biliyordum. Bizimkinden önceki panelin konuşmacısının Kemal Derviş olduğunu da.
Avrupa Birliğinin Türkiye raporundan o kadar şikayet etmeye gerek yok. Rapor, Türkiye’nin resmini çekiyor, o kadar. Ancak asıl önemli olan, AB’nin giderek Türkiye’yi kaybettiğidir.
Yıllar boyunca hep aynı şarkıyı dinledik. Ne zaman dışarıda bir toplantıya katılsam aynı şey olurdu. Birkaç konuda eleştiri dinler ve geri dönerdik. Şimdi de eleştiri var. Ancak başlıklar değişmeye başladı. Artık “İşkenceci ülke” olmakla suçlanmıyoruz. Buna karşılık nereye gittiğimiz, ne yaptığımız sorgulanıyor…
Sort News
Profile Eklenenler


click  for digitiy